Saturday, March 21, 2009

Yoga (devam)

Yoga hakkinda ilk yaziyi yazdiktan sonra yurumedi. Ben arada Turkiye'ye geldim, dondugumde isler yogunlasti. O siralar guest house'da kaldigim icin adam oglen ustu gibi Ranjee'lerin eve geliyordu, sonucta olmadi.

Ama kendi evime gectigimden beri muntazam sabahlari yoga yapiyoruz. Yapiyoruz dedigim, adam gelip sabah zili caliyor, ben uyaniyorum. 1 saat yoga ve gune basliyorum. Simdi bu ise yoga demek belki mistik ve egzotik geliyordur ama aslinda bildiginiz mekik, push-up ve esnemeler. Veya diger bir ifade ile sabahlari sizi zorlayacak biriyle egzersizlerden ibaret. Epey zor hareketler var ve bazilarini yeni yeni yapabilmeye basladim. Belki yoga ve zor deyince sanki esneklik gibi geliyordur akla. Alakasi yok, bildiginiz kas gucu gerektiren hareketler.

Sonucta olayin tek faydasi sabah adam kapiya geldiginden, bu sabah da yapmiyim deme sansiniz yok. Tum omrun boyunca fantazi olmus her gun duzenli egzersiz hedefimi gerceklestiriyorum boylece biraz da olsa.

Istanbul'a gelince domuz gibi oturacagiz yine tabii ki, orasi ayri.

Yagmur

Ne kadar ozlemisim yagmuru.
Guzel, yagmurlu bir gun bugun...

Revolutionary Road


Yillar evvel deseler gun gelecek Leonardo DiCaprio denen zibidinin filmlerine gozu kapali gidebileceksin diye hadi len ordan derdim. Fakat durum o ki, en azindan kendi fikrimce, yillar icinde inanilmaz yol kat etti ve kendi tarzini buldu. Kendisi artik benim sevgimi ve saygimi kazanmis bir oyuncu. Gecen gun de, bu konuyla ilgili duydugu sukrani anlatan bir mektup gondermis bana, duygulandim epey.

Bu filme cok sevdigim bir sekilde, film hakkinda nerdeyse hic bilgim olmadan gittim. Sadece yonetmen ve oyunculara bakmistim gitmeden ve yonetmenin (Sam Mendes) diger filmleri arasinda American Beauty'yi gorunce epey heyecanlandim. Filmi izlerken aradaki benzerlikleri yakalamak ayri bir zevk verdi.

Istanbul'a gelmis, muhtemelen de gecmistir artik. Fakat hala oynuyorsa ve gitmediyseniz kesinlikle tavsiye ederim, pisman olmazsiniz. Bir American Beauty olmasa da, benden 7,5/10'u rahat bi sekilde kapti.

Wednesday, March 18, 2009

Kiymali bezelyeli spaghetti

Uydurdum, yaptim, gayet guzel oldu.

Sogani ince kiyip, sarimsagi ezip biraz zeytinyagi ekleyip ateste olduruyoruz. Soganlar kirmizilasacak hafif. Ardindan kiymayi ekliyoruz ve yarim bardak sarap ilave ediyoruz. Kiymayi da olduruyoruz. Pembeligi gidene kadar. Ote tarafta domates dograniyor, ince, tuz, karabiber ve baharatlar, bi miktar salca hepsi ekleniyor ve kisik ateste sosu pisiriyoruz, 30dk yeterli bir sure.

Ote tarafta dudukluye goz karari su koyup bezelye ve diger kapta yaptigimiz bolonez sosu dokuyoruz. Duduk ottukten sonra 10dk'kadar kisik ateste pisiyoruz.

Bu sirada diger tarafta makarnayi yapabilirsiniz.
Makarnanin uzerine dokup, servise sunuyorsunuz.

Burdakilerin damak tadina cok uymuyor ama ben gayet begendim.
Ellerime saglik.

Ask ellerdedir

Ne zamandir yazacagim unutuyorum. Burda erkeklerin el ele yurume gibi bir aliskanligi var. Bildiginiz bizdeki caddede yuruyen sevgililer gibi el ele tutusarak yuruyorlar.

Resimde farkindaysaniz sadece ondeki iki kisi degil, onlarin sag ilerisinde gorunen 3'lu grup da el ele.

Tahmin edeceginiz uzere gayet normal ve siradan olarak algiliyorlar bu isi. Tamam algi, her toplumun kendi normalleri falan filan ama yine de her gordugumde gulduruyor...

Sunday, March 15, 2009

Gri

Bulutlu bir gun bugun. Gri bir gokyuzu. Tam sevdigim havalar. Sanirim ilk defa goruyorum burayi boyle. Gunessiz de oluyormus demek Haydarabad arada bir. Guzel...